Kusursuz bir vitrinin içine hapsedilmiş gibi yaşayan Safir Rochelle, varlıklı ve soylu bir ailenin “başarı” ve “itibar” beklentileri arasında kendi kimliğini nefessiz bulur. Maskeli bir balonun ortasında, aylardır hayalini kurduğu o soluk mavi gözlerle karşılaştığında ise her şey değişir: Safir, bir anda kendini büyük bir tuzağın içinde bulur; endişe yerini hayal kırıklığına, hayal kırıklığı öfkeye dönüşür.
Kaçmak ister… hem oyunlardan hem yalanlardan. Ama ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın, bu saklambacın sonunda yenileceği tek bir isim olduğunu bilir: Efes Milas Çağlayan. Safir’in gizli defterinde iz bırakan “Efes”le bağının, sandığından çok daha sarsıcı bir gerçeğe açılması; onu geçmişin yaralarıyla bugünün yüzleşmeleri arasında sürükler.
Milas, “saklanmak” ile “görünmek”, özgürlük ile esaret, yara ile silah arasında gidip gelen yoğun bir hikâye. Safir ve Milas’ı birbirine bağlayan o görünmez bağ, kara bulutların altında bile kopmamaya direnir; ama sonunda ikisini de kolay kolay çıkamayacakları bir oyuna hapseder: Ya birbirlerinden nefret etmeyi sürdürecekler… ya da bir zamanlar kurup yıktıkları hayalleri yeniden inşa edecekler.
Duygusal yoğunluğu yüksek, kimlik arayışı ve içsel çatışmalarla örülü bu roman, okuru “kendi olmanın bedeli” üzerine düşündüren güçlü bir anlatı sunuyor.
Kendisi olmanın savaşını vermeye hazırlanan Safir Rochelle, bir maskeli balonun tam ortasında aylardır hayalini kurduğu soluk mavi gözleri gördüğünde kendisini büyük bir tuzağın içinde bulur. Bir av olup olmadığı endişesi kabuslarının başkahramanı olmaya başladığında o endişenin günden güne yerini hayal kırıklığına bırakacağından bihaberdir. Oyunları ve yalanlarıyla kalbinin etrafını çepeçevre saran kişiden kaçmak için her yolu denese de bu saklambacın sonunda yenileceği şeyin tek bir isim olduğunun farkındadır:
Efes Milas Çağlayan.
Safir, kendini hayatının merkezinde birdenbire başlayan savaşın tam ortasında bulduğunda artık mücadele etmesi gereken üç ayrı cephe vardır. Yara almamak için tüm cephelerden kaçmaya karar verir ancak hesaba katmadığı bir şey vardır: tüm kaçışlarının sonunda yakalandığı serin yağmur, onu kaçtığı savaşlardan daha çok bertaraf edecektir.
Öyleyse korkma; kal, savaş, ve inandığın şey uğruna yara al.
Yara ve silah.
Özgürlük ve esaret.
Ahenk ve karmaşa.
“İnsan en derin yaralarını en sevdiği silahlarla açar. Dikiş tutmayacak kesiklerle bir ömür yaşar ancak tek bir hayal kırıklığıyla nabzı yavaşlar.”
Kitapları ücretsiz indirilmek üzere DAĞITMIYORUZ çünkü bu bir telif hakkı ihlalidir. Sitemiz yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; kullanıcılarımız kitabın ilgi çekici bir açıklamasını, yayıncının ek açıklamasını ve bir incelemeyi okuyabilir. Ayrıca kitabı satın alabilmeniz, dinleyebilmeniz (mp3 formatında sesli kitap), kitabın tam sürümünü indirebilmeniz veya çevrimiçi okuyabilmeniz için size çevrimiçi mağaza bağlantılarının bir listesini de sunuyoruz. «Milas» Cemal Latifoğlu ve keyfini çıkarın.
Kural olarak, ortak sitelerde «Milas» Cemal Latifoğlu kitabının e-kitap (Amazon Kindle, PocketBook veya Onyx), Android telefon gibi cihazlara uygun PDF formatını Türkçe olarak bulabileceksiniz), iPhone, PC (bilgisayar bilgisayarı), ipad.
«Milas» Cemal Latifoğlu kitabının telif hakkı sahibiyseniz ve onu kitap sitemizden kaldırmamızı istiyorsanız lütfen bize abuse.knigi@gmail.com adresinden e-posta gönderin, biz de onu en kısa sürede kaldıralım.
Bir yanıt yazın