Başak Sayan’ın Nigahdar romanı, bilimin kesinliği ile inancın derin sırlarını çarpıcı bir şekilde karşı karşıya getirirken okuru ilk sayfadan itibaren merakın içine çekiyor. Columbia Üniversitesi’nde atom fiziği dersleri veren ve katı bir ateist olan Şirin Özdemir, hayatını altüst eden bir gerçekle yüzleşince kendini New York’tan İstanbul’a uzanan tehlikeli bir yolculuğun içinde bulur. Ancak bu yolculuk sadece coğrafi değildir; aynı zamanda inanç, varoluş ve hakikat üzerine sarsıcı bir arayıştır.
Şirin Özdemir, bu karmaşık ve ölümcül oyunun ortasında, karizmatik yazar ve filozof Algan Ataman ile yollarını kesiştirir. Birlikte hem hayatta kalmaya hem de yüzyıllardır saklanan büyük bir sırrı çözmeye çalışırlar. Bu sır, sadece bireysel hayatları değil, tüm insanlığın inanç sistemlerini kökten sarsabilecek güçtedir.
Geçmişten günümüze uzanan bu gizemli hikâyede tasavvuf, Tanrı kavramı ve modern bilimin en çarpıcı teorileri iç içe geçerken, okuyucuya “gerçek nedir?” sorusunu yeniden sordurur. Nigahdar, sürükleyici kurgusu ve derin felsefi alt metniyle, görünmeyenin aslında her şeyin özü olabileceğini hatırlatan etkileyici bir roman.
“Tanrı ve bilim hiç bu kadar birbirine yakın olmamıştı.”
“Bütün bilgiler içindeki en önemli bilgiyi öğrendin mi?”
“Hangi bilgi?”
“Evrenin en büyük gizini saklayan bilgi.”
“Böyle bir bilgi olduğundan haberim yok. Lütfen efendim, siz öğretin bana bu bilgiyi.”
“Peki, git bana bir niyagrodha ağacının meyvesini getir.”
“Getirdim efendim.”
“Şimdi onu ortasından ikiye böl.”
“Böldüm.”
“Ne görüyorsun?”
“Çekirdekleri efendim. Minicikler.”
“Şimdi o çekirdeklerden birinin içini aç.”
“Açtım efendim.”
“Ne görüyorsun?”
“Hiç.”
“Bak evladım, o göremediğin özden bir niyagrodha ağacı meydana gelir. Çekirdeğin içindeki boşluk o öz ile doludur. Onu göremesen bile o her yerdedir. Tıpkı senin bedenin gibi. İçindeki özü göremezsin ama o oradadır. Tanrı da böyledir. Onu göremesen bile her şeyin içindedir. Her şey var oluşunu ona borçludur. İşte en büyük hakikat budur. Ve sen… Sen O’sun işte.”
Columbia Üniversitesi’nde atom fiziği dersleri veren ve ateşli bir ateist olan Şirin Özdemir, tüm hayatının büyük bir yalan olduğunu öğrenmesiyle birlikte olayları çözmek amacıyla New York’tan İstanbul’a gelmeye mecbur kalır ve gelir gelmez kendisini bir ölüm kalım mücadelesinin içinde bulur.
Bu mücadelede ona trajik bir biçimde yolunun kesiştiği tanınmış bir yazar ve felsefeci olan karizmatik genç profesör Algan Ataman yardım eder.
İkili birlikte hayatta kalmaya ve gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışırken geçmişten günümüze gelen ve tüm dinleri derinden etkileyecek büyük sırrın ne olduğunu bulmak zorundadırlar. Ve elbette büyük bir küresel gücün türlü oyunlarıyla baş etmeleri gerekir.
Başak Sayan Bağlanma Korkusu, Kelebeğin Kaderi ve Ölü Kuşların Sessizliği romanlarının ardından bu kez Nigahdar ile okuyucuyu Hallac’ı Mansür’un kayıp risaleleri ekseninde tarihin derinliklerine sürükleyerek, tasavvuf, din, Tanrı kavramları ile atom fiziği ve kuantum evreninin iç içe geçtiği heyecan dozu yüksek bir dünyaya götürüyor.
Maddenin içi dolu gözüktüğü kadar boştur…
Atomun büyük kısmı boşluktur.
Kitapları ücretsiz indirilmek üzere DAĞITMIYORUZ çünkü bu bir telif hakkı ihlalidir. Sitemiz yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; kullanıcılarımız kitabın ilgi çekici bir açıklamasını, yayıncının ek açıklamasını ve bir incelemeyi okuyabilir. Ayrıca kitabı satın alabilmeniz, dinleyebilmeniz (mp3 formatında sesli kitap), kitabın tam sürümünü indirebilmeniz veya çevrimiçi okuyabilmeniz için size çevrimiçi mağaza bağlantılarının bir listesini de sunuyoruz. «Nigahdar» Başak Sayan ve keyfini çıkarın.
Kural olarak, ortak sitelerde «Nigahdar» Başak Sayan kitabının e-kitap (Amazon Kindle, PocketBook veya Onyx), Android telefon gibi cihazlara uygun PDF formatını Türkçe olarak bulabileceksiniz), iPhone, PC (bilgisayar bilgisayarı), ipad.
«Nigahdar» Başak Sayan kitabının telif hakkı sahibiyseniz ve onu kitap sitemizden kaldırmamızı istiyorsanız lütfen bize abuse.knigi@gmail.com adresinden e-posta gönderin, biz de onu en kısa sürede kaldıralım.
Bir yanıt yazın